'seçim ' editör yorumu

Her şeye rağmen bir seçimi de geride bıraktık. Vatana millete hayırlı olsun.

'seçim ' editör yorumu

Her şeye rağmen bir seçimi de geride bıraktık. Vatana millete hayırlı olsun.

Bana göre bu seçimin kazanan partisi MHP Kazanan şahsı da Muharrem İnce’dir. MHP İYİ partiye rağmen yüzde onluk barajı geçmiştir. İyi Partinin gerçek oyu da Sayın Meral Akşener’in Aldığı Oy kadardır. Muharrem İnce Partisinin haricinde oy almayı başarmış fakat kendi partisi muharrem ince yerine Hdp’ye çalışmıştır. Hdp’nin kendi oyu benim kanaatim yüzde onluk barajı geçmeye yetmezdi. Aşırı radikal muhalefetten veya Aşırı Tayyip Erdoğan muhalefetinden dolayı aldığı tepki oyları ve Chp’nin desteği ile meclise girmiş oldu. Kendi şahsım adına meclise girmelerini istemezdim. Lakin yazılı kadere bende bunda da bir hayır vardır mantığıyla razı oldum. Evet vardır bunda da bir hayır elbet ömrümüz varsa göreceğiz.

Şimdi gelelim bundan sonra ne olacağına;

Ülkemiz fiilen savaşın içinde bunu kabul etmemiz gerekir. Bu savaşın hem ekonomik hem siyasi hem de askeri boyutta yaşandığını gözlemekteyiz. Hemen hemen her elementle üstümüze gelmekteler. Seçimden önce ki patates soğan bunun bir örneği. Birçok ilden şehit haberleri gelmeye devam ediyor maalesef. Döviz fiyatların da ki sebepsiz hareketlilik ilgi çekici. Bu işlerle hiç alakası olmayan bir insan bile Pazar fiyatlarında ki değişkenlikleri kontrol ederek ne demek istediğimi gözlemleyebilir. Kıripto feto ve siyasi feto daha çözülebilmiş değil ve benim kanaatim çözülmeleri de şu şartlarda zor gibi. Bürokrasinin içine yıllarca yetiştirilmiş kadro yavaş yavaş monte edildi. Bu temizliği yapabilecek donanıma sahip değiliz. Diyelim ki temizledik yerlerine koyabileceğimiz kadrolar şu an yetişmiş değil. Son yirmi otuz yılda yetişmiş olan Üst akıl dediğimiz akademik kadronun tamamına yakını ya fetö ya da benzer tarikatların en kötü bir çorbasını içmiş şahıslar, daha fazlasını yazamıyorum lütfen bunla yetinin ne demek istediğimi anlayan anlamıştır. Özal’dan sonra ki Türkiye de bir yerlere gelebilmek için bir cemaate veya bir Tarikata mensup olma gibi bir durum ortaya çıktı. Ve bu saydığım Tarikat cemaatlerin birçoğunun kontrolü yurt dışındadır ve bunlar projedir. İslam’ın, dinin, dindarın ve Müslümanlık kavramının içi bu guruplar eliyle boşaltılmıştır. Şu an Ülkemizde bu kavramlar insanlarımızın birçoğu için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu guruplara mensup insanlar içinse kendilerinin dışında ki tüm guruplar tüm insanlar kâfirdir. Ve bu grupların liderleri kendilerine mensup insanları kendi emelleri doğrultusunda kullanmaktadırlar. Bunun en son örneği Süleymancılar olarak bilinen guruba mensup insanlara gelen kısa mesajla nereye oy atacaklarının söylenmesi olayıdır. Ve bu cemaat mensubu insanlar aynen kendilerine emredileni yerine getirmişlerdir. Tüm Türkiye de İYİ partinin aldığı oy bu cemaat ve benzeri yapılanmalara mensup insanların verdikleri oylardır. Benim kanaatim İYİ parti de bir proje partisidir ve seçimin kayıp edenlerindendir.

Bundan sonra ne yapılabilir.

Çok acil bir şekilde Cemaat ve Tarikatların elleri gençlerden çekilmelidir. Gereken her şey devlet tarafından yapılmalıdır. Yurtsa da para yardımıysa da devlet öğrencilerin eksiklerini tamamlamalıdır.

Seçim öncesi hazırlanan af tasarısı bir an önce hayata geçirilip ceza evleri rahatlatılmalıdır.

Market Pazar ürünlerinde ki aracı eller çekilmeli vatandaşa fabrikadan ve tarladan ürün ulaştırılmalı ve satılmalıdır.

Gıda denetimleri son surat yapılandırılmalı sahte ve içine kimyasal ürün katılmış ürünler imha edilerek bu ürünleri satanlara gerekli yaptırım uygulanmalıdır.

Teknolojik arge laboratuarları kurulmalı ‘yapay zeka’ çalışmalarına geçilmelidir.

Sınırlarımız da terörden ve savaştan arındırdığımız bölgelere yatırım yapılmalı ve içimize alıp kabul edemediğimiz veya asimile edemediğimiz yabancı uyruklu insanları en kısa zamanda kendi bölgelerinde yaşayabilecekleri ortamları hazırlayıp geri gitmelerini sağlamalıyız. Çünkü o insanlarla Türkiye’de yaşayan insanların arasında ki fark ilerleyen dönemde değişik sonuçlara yol açabilecek durumları meydana getirecektir.

Ekonomik bir dar boğaz da olduğumuz inkâr edemeyeceğimiz en büyük sorunumuzdur. Devlet tarafından gerekli bütün önlemler alınmalı ve küçük esnaf bir an önce rahatlatılmalıdır. Böyle giderse mahalle bakkalı diye tabir ettiğimiz küçük esnaftan eser kalmayacak.

Siyasi parti iç tüzükleri yapılandırılmalı ve daha demokratik seçimler yapılmalıdır. İnsanlarımız genel başkanların belirlediği değil de kendi istedikleri insanları vekil olarak seçebilmelidirler. Bu en önemli maddedir. Çünkü yaşadığımız son seçim gösterdi ki vatandaşın görüşünü kabul etmeyen AKP vekil seçimlerinde bunun bedelini ödemiştir. Benim Kanaatim Sayın Erdoğan’ın ‘Mesaj alındı’ sözü bunu anladığının kanıtıdır. Bu diğer bütün partiler için geçerlidir.

Yukarıda belirttiğim bu maddeler basit ve yapılabilir isteklerdir. Ve yerine getirilmezse bir yıl içinde yeniden bir seçim görünüyor. Ve bu sefer AKP’nin şuan ki aldığı oyun yüzde onunu bile alamayacağını ön görüyorum. Umarım gereğini yaparlar.

Saygılarımla...

Tankutalp ALTUNSOY 27,06,2018