Kapıdaki büyük tehlike!

Son iki ay içinde yüzde 90’ı Afgan, 50 bin göçmen Türkiye’ye giriş yaptı. 2018’de gelenlerin profili öncekilerden çok farklı. Aralarında İran’ın Suriye’de paralı asker olarak kullandığı Hazaraların da bulunması endişe verici.

Kapıdaki büyük tehlike!

Şubat ayından itibaren İran’ın göz yumması ve PKK ile ortak çalışan kaçakçıların organizasyonuyla kafileler halinde Türkiye’ye giren 50 bine yakın göçmenin arasına silahlı eğitim almış yabancı savaşçıların sızmasından endişe ediliyor. Son iki ay içinde binlerce göçmenin yasa dışı geçiş yaptığı İran sınırları için alarm verildi. Bölgede göçmenleri yakından izleyen yetkililer ve STK’lar, 2018’de gelen göçmen profilinin öncekilerden farklı olduğuna dikkat çekiyor.

YÜZDE 90’INI AFGANLAR OLUŞTURUYOR

Bir süre İran’da yaşayıp gelen Afganların sayısı arttı. 100 göçmenden 90’ı Afgan. Göçmenler içinde üniversite mezunu, dil bilen, hatta paralı askerler var. Erzurum başta olmak üzere bölge valililerinin bir rapor hazırlayarak İçişleri Bakanlığı ve MGK Sekreterliği’ne ilettiği belirtiliyor. Konuşulan herkes bölgeye özel ilginin şart olduğunu söylüyor.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI IĞDIR’DA AZALDI

Iğdır, Ağrı ve Erzurum üçgeninde göç dalgası üzerine yaşanan gelişme ve iddiaları araştırırken, çarpıcı bilgiler ve görüntülere ulaştık. Araştırma dosyamızın ilk durağı geçtiğimiz günlerde 17 göçmenin kazada hayatını kaybettiği Iğdır oldu. Iğdır Valisi Enver Ünlü, İran sınırına duvar örüldükten sonra Iğdır’da göçmen kaçakçılığının yüzde 90 oranında azaldığını söyledi.

SINIR, PİRAMİT TELLERLE KAPATILACAK

Iğdır’ın ardından Ağrı Doğubayazıt’a geçiyoruz. Burası, göçmen kaçakçılığının merkezi olmuş. Yüzde 90’ı bu ilçe sınırlarından Türkiye’ye giriyor. 120 kilometrelik İran sınırının henüz üçte birlik bölümüne duvar örülmüş, diğer noktalar da jiletli tellerden yüksek piramitler oluşturularak kapatılacak. Van’da da sınırlar büyük ölçüde tamamlandığı için göç dalgası Doğubayazıt’a kaymış.

HER GÜN BİN KAÇAK GEÇİŞ

Göçmenler, İran’da Maku ve Urumiye şehirlerinde toplandıktan sonra anlaştıkları kaçakçıların hakim oldukları bölgelere göre güney ya da kuzey güzergahlarından ülkeye giriyor. Her gün yaklaşık 1000 göçmenin sınırdan kaçak olarak geçtiği, bunların ortalama 50’sinin yakalanabildiği kaydedildi. Ülke genelinde yakalanan 20 bin göçmenden çok daha fazlasının ise Batı illerine geçiş yapmayı başardığı belirtiliyor.

ERZURUM GGM DOLUP TAŞIYOR

Yakalanan göçmenlerin Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) tutulması gerekiyor. Ne Iğdır’da, ne Doğubayazıt’ta bir GGM yok. Çevre illerde yakalanan göçmenler, Erzurum’daki GGM’ye götürülüyor. Bu merkezin kapasitesi ise 1500 kişilik. Göç idaresi yetkilileri, göçmenlerin kriminal incelemeye tabi tutulup tutulmadığı hususunda, yoğun göç trafiği nedeniyle detaylı sorgulama yapılamadığını belirtiyor.

DÖNÜŞ MASRAFLARI TÜRKİYE’DEN

Geri göndermede Uluslararası Mülteci Hakları sebebiyle sığınma başvurusunda bulunan göçmenin rızası gerekiyor. Afganistan Büyükelçiliği’ndeki işlemlerin ardından geri dönmek isteyenler için seyahat belgesi düzenleniyor. Göçmenlerin Türkiye içinde kaldıkları takdirde maliyetlerinin daha da yüksek olacağından, dönüş masraflarını Türkiye gönüllü olarak üstleniyor.

Yıllık izinde Afganistan’a gidiyorlar

Ağrı otogarında Batı illerine gitmek için bekleyen çok sayıda göçmenle karşılaşıyoruz. Göçmenler arasında 7-8 sefer gidip gelenler var. Hatta yıllık iznini Afganistan’da geçirdikten sonra kaçak yollarla tekrar Türkiye’ye döndüklerini söylüyorlar. Bir Afgan göçmen, 8 senedir Türkiye’de yaşadığını anlatıyor. Daha önceki gelişlerinde otobüslerle rahatlıkla diğer illere geçerken, son 3 aydır şirketlere kesilen cezalar sebebiyle artık rahat ulaşım sağlayamadıklarından dert yanıyor.

Kapıdaki tehlike: Paralı askerler

Artış gösteren göçmen trafiğinde güvenlik güçlerinin dikkat kesildiği önemli bir konu var: “Binlerce insanın hepsi Türkiye’ye sadece çalışmak için mi geliyor?” Göçmen yoğunluğu sebebiyle yakalanan kişilerin tek tek detaylı incelemesini yapmak mümkün değil. Sığınmacı olabilmek için yanlarında kimlik taşımıyorlar. Göçmenlerin kendi beyanlarına göre adı soyadı, mesleği, ülkesi yazılıyor. Parmak izi alınıp fotoğrafları çekiliyor. Kolluk kuvvetlerinin göçmenlere sorması için hazırlanan bir form var. Ancak bu formda herhangi bir etnik köken ya da mezhep sorusu “etik olmadığı için” yer almıyor.

Afganistan’dan İran’a göç eden, İran tarafından Suriye’de paralı asker olarak kullanılan Hazaralar arasında da Türkiye’ye gelenler var. Ancak sayıları konusunda hiç kimsenin bir fikri yok.

Gerek Jandarma, gerek Emniyet birimleri tek tek göçmen toplamak yerine, kaçakçıları suçüstü yakalama üzerine strateji izliyor.

İRAN'DAKİ MUAMELE TÜRKİYE'YE İTİYOR

Görüştüğümüz bir göçmen, dört yıl İran’da çalıştığını anlatıyor. “Enflasyon çıktı. İran’da paranın bir değeri kalmadı, ondan dolayı geldim. 10-15 günde yürüyerek geldim. İran Afgan göçmenleri Suriye’ye götürdü, savaştırdı. Şii Afganları götürdüler” diyen göçmen, “İran’da eziyet gören var mı?” sorumuza şu cevabı verdi: “Orada hiç insanlık yok. Bize İran’da hayvanmışız gibi muamelede bulunuyorlar, mecburen Türkiye’ye gelmek zorunda kalıyoruz.”

'www.habergetirdim.com muhabiri Furkan ÇAĞLAYAN Haberidir''