'gizli dünya devletinin sinemalar üzerinden mesajı'

'Yazarımız Tankutalp ALTUNSOY'un Son Köşe Yazısı' 'gizli dünya devletinin sinemalar üzerinden mesajı'

'gizli dünya devletinin sinemalar üzerinden mesajı'

Bu yazacağım yazı belki biraz da kurgu olacak. ‘şairşizofren’ kimliğime sığınarak yazdığım ve dünyayı okuduğum bir yazı olarak algılayın. Sinemayı severim ve elimden geldiğince takip etmeye çalışırım. Son zamanlarda vizyona giren bütün bilim kurgu filmlerinde dünya nüfusunun fazlalığından ve dünyada ki enerji ve diğer kaynakların dünya nüfusuna yetmeyeceğinden kaynaklanan dünya nüfusunun mümkün olduğu en az seviyesine indirgenmesinin gerekliliğini savunan ve dünya nüfusunu kitlesel katliamlarla yok eden filmler vizyonda. Özellikle Hollywood filmleri bu yönde bir akım başlatmış durumda. Yenilmezler 3 ve Çin menşeli Pasifik savaşları 2 bu tarz filmlere örnektir. Dünya nüfusunu azaltma yönünde bir eylem bu filmlerin sonun da mesaj olarak bizlere iletilmektedir. Dünyada çıkan veya çıkarılan savaşların da temelinde bu vardır. Seçilmiş olduğunu düşünene bu zümre için devlet sınırları yoktur. Güç ve para bu zümrenin elinde olduğu için dünyada ki kaynakların tamamına sahip olmak istemektedirler. Bu kaynakları sadece kendilerine köle olarak seçtikleri ve bu doğrultuda yetiştirdikleri insanlarla kısmen paylaşmakta ve diğer bütün insan topluluklarını yok etme planlarını birer ikişer devreye sokmaktadırlar. Bu insanlar için her şey dünya düzeni içindir. Kendilerine köle yapamadıkları bütün toplumları yok etmeyi amaçlayan bu elit tabaka dünyada silah ilaç gıda gibi materyallerle dünya da ki düzene ket vurmakta ve kendilerince değiştirmektedirler. Bu anlattığım gurup da seçilmiş Türk, İngiliz, Rus; Alman, Fransız, Hindu, Çinli; ve sayamadığım bir sürü daha güç sahibi aile vardır. Diğer bütün etnik veya dini terörizm bunların tekelinde ve kontrolündedir. Bunların farkına varan ve bunlar aleyhinde çalışma başlatan hangi milletten olursa olsun bütün insanları bir bir bulmakta ve gereken bütün yaptırımı uygulamaktadırlar. Şimdi diyebilirsiniz ki ya bunlar bu kadar güçlüde neden görünmüyorlar. İşte işin özü budur. Bu grubun görünmez olması. Aklı melekelerini yitirmemiş olan her kes öyle yada böyle bunları fark etmektedir. Terörü bile bile destekleyen bu grup dünyanın başına her daim bela olmuş ve olacaktır. Son zamanlar da özellikle savaş çıkaramadıkları ülkelerde gıda terörünü kullanarak insanları öldürmektedirler. NBŞ Yani nişasta bazlı ürünler bunların gıda sektöründeki en iyi silahlarıdır. Aynı paralelde ilaç sanayide bu insanların en büyük silahları arasındadır. Savaşla zaten dünyanın birçok yerinde kitlesel yok etmelerini hep birlikte izliyoruz. Bu gruba veya bu gruba bağlı insanlara devlet bazında bakmamak lazım. Bunlar dünyada ki bütün devletlerde etkindirler. Bazı devletlerde yöneticilerle bazı devletlerde de bürokrasi ve muhalefetle işlerini yürütmektedirler. Dünyada ki bütün tekeller bu adamlara aittir bu kesin bilgidir. Örnek vererek devam edelim. Geçenlerde sosyal medya ağlarında bilinçli eskitmeden bahis edildi. Neydi bu bilinçli eskitme. Mesela hepimizin bayıla bayıla aldığı birçok telefon markası ürünlerde ki işlemci hızını bile bile yavaşlatmakta ve tüketicilerini yeni versiyonunu almakta zorlamaktadırlar. Normalde sizin satın aldığınız her hangi bir teknolojik ürün sizin ömrünüzü tamamlayacak teknolojiye sahipken iki senede elinizde bozulmaktadır. Sizde dolasıyla yenisini almakta ve bu grubun ekmeğine yağ sürmektesiniz haberiniz olmadan. Teknoloji her geçen gün insan hayatını kolaylaştıracağı yerde insan hayatına sorunlar açmaktadır. Bu grupların elinde silah haline gelen teknoloji. Yenilendikçe dünya insanlarını köleleştirmektedir. Ve kullandığımız bu teknolojik aletler bu insanların ajanları haline gelmekte farkında olmadan kullanıcılarınıda bu insanlara eleman yapmaktadır. Konum bildirme, kameraların sizin haberiniz olmadan açılması ve bulunduğunuz ortamı görüntülemesi ve dinlemesi de çabası.

Şimdi biraz da bu grup insanlarının algısal yönde ki etkilerini anlatayım. Sahip oldukları film ve haber kanalları sayesinde kendilerini gizlemekte ve istediklerine bizleri inandırmaktadırlar. Dünyada ki bir çok devlet ve devletçik bunların piyonu rolünde maalesef. Bütün dünya devletlerinin içinde varlıklarını sürekli şekil değiştirerek sürdürmektedirler. Dün bunlar pkk idi bu gün fetö bizim ülemiz için düşünürsek. Peki bunlarla bitiyor mu hayır elbette. Bu ‘gizli dünya ‘ devleti diye isimlendirdiğim grup her durumda varlığını sürdürüyor. Bu insanları görmek istiyorsak özellikle ayakçılarına bakmamız gerekiyor. Kim bu ayakçılar sırasıyla sayayım. Dünya silah, ilaç, gıda,ve din baronları. Evet yanlış okumadınız din baronları dedim. Din adamlarını hangi dinden olursa olsun bu grup yetiştirmekte ve yönlendirmektedir. Hemen hemen bütün dinler amacından saptırılmış ve teröre hizmet eden yan kuruluşlar haline getirilmiş durumdadırlar. Asıl olan Tanrıyı tanıyıp ona mükemmel insan olarak dönmek maksadı olurken. Bu grubun yetiştirdiği din adamları yüzünden dünyada din terörü yaşanmaktadır. Olaya sadece İslamiyet açısından baksak bile bir sürü etnik grubun ve mezhebin oluştuğu dünyada gözlenmektedir. Bu bütün dinlerde de böyledir. Gerçek manada tanrıyı ve isteklerini yani kardeşçe yaşamanın gereklerini anlatan din adamı yok denecek kadar azdır. Nedeni böyle bir dünyanın yani insanların kardeşçe yaşadığı, savaşların ve gereksiz ölümlerin olmadığı bir dünya da kaynakların yetersiz geleceği inancıdır. Dünyada ki ölüm ve doğum oranlarının bir bölü altı oranında değişmesi gerektiği düşüncesi dünyayı böyle yaşanamaz bir hale getirmiştir. Bunun farkına varan ve Türk ırkının ilelebet var olması gerektiğini düşünen ve bu yönde çalışmaları bilinen başta İlk Başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk ve diğer Devlet ve bilim adamlarının sonu maalesef suikastlarla ölüm olmuştur. Evet, Atamız zehirlenerek öldürülmüş ve şehit edilmiştir. Lakin geride bıraktığı devlet yaşamakta ve ilelebet yaşayacaktır. Yazımın başlarında söylediğim gibi bu gizli dünya devleti dediğim insanların içinde Türklerde vardır. Fakat bu var olan Türkler diğerleri gibi düşünmekte ve dünya nüfusunun azaltılması konusunda çaba sarf etmektedirler. Bunların kim olduğu veya olabileceği konusunda benim kesin bir bilgim olmasa da devletin bazı birimlerinin bu insanları ve planları bildiği konusunda hiçbir şüphem yoktur. Bu insanlara karşı alınan tedbirleri görmekte ve yorumlamaktayım. Ama yine eminim ki birçok insan bunlara karşı alınan tedbirleri görmemekte veya anlamamaktadır. Zaten herkesten de bunları anlamasını bekleyemem. Şunu bilmenizi isterim ırkımız ve ülkemiz zor bir süreçten geçmektedir. Diğer dünya mazlum insanları gibi. Ama bu işin sonu mutlaka feraha çıkacaktır. Bilinmelidir ki hesap yapanların en büyüğü Yüce Allah’tır. yüce başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözü ile Yazıma Son veriyorum.

'MİLLETÇE İÇİNE DÜŞÜRÜLDÜĞÜMÜZ ÇARESİZLİĞİMİZİN ÇARESİ
BU VATANIN TOPRAKLARINDA VE İNSANINDADIR..
VATANINI SEVEN;
GEREKİRSE MALINI
GERKİRSE RIZKINI
GEREKİRSE CANINI
BU VATANA FEDA EDECEKTİR..'

Saygılarımla

Tankutalp ALTUNSOY                                                                                                                     02,05,2018